SPK Başkanlığına geçtiğimiz cuma günü Sayın Mahmut Sütcü atandı. Sütcü’nün maliye ve denetim kökenli profili; sermaye piyasalarında daha teknik, seçici ve kurumsal bir döneme işaret olarak okunabilir. Bu da gelecek halka arzlarda sürdürülebilir kârlılığa, güçlü kurumsallığa ve tutarlı yatırım hikâyesine sahip şirketleri öne çıkarabilir. Ancak yeni dönemde tekil işlemler kadar halka arz programının makro çerçeveyi destekleyici potansiyeline de odaklanılmasında fayda var.
Şurası açık ki, enflasyonla mücadele genellikle faiz, kur ve bütçe dengesi üzerinden tartışılır. Ama bu çerçevede sermaye piyasası kanalı çoğu zaman eksik kalır. Oysa halka arz; tüketim için hazır bekleyen likiditeyi gönüllü yatırım kararıyla şirket sermayesine dönüştürür. Bu para kısa vadede tüketime gitmez. Mal ve hizmet talebini doğrudan körüklemez. Paranın dolaşım hızını düşürür. Tüketimin canlı olduğu bir ekonomide, tasarruf kanalının güçlenmesi para politikasının işini kolaylaştırır.
Meselenin kur ve faiz boyutu da oldukça kritik. Kaliteli halka arzlar yabancı ilgisiyle döviz girişi yaratırken, yerli yatırımcının da döviz talebini sınırlar ve getiri arayışını mevduata/faize sıkışmaktan kurtarır. Bu da hem TL cinsi varlıklara talebi güçlendirir hem de faiz beklentisinin ekonomi üzerindeki baskısını azaltır.
Öte yandan Türkiye’de faiz artırımı, reel sektör üzerindeki finansman maliyeti nedeniyle her zaman tartışmalara konu olur. Sanayici borçla büyümeye mahkûm kaldığında, para otoritesinin faiz enstrümanında eli zayıflar. Oysa sermaye finansmanı güçlenirse, şirketlerin tüm yükü kredilere binmez. Borç bağımlılığı azaldıkça, faiz artışlarının reel sektör üzerindeki yıkıcı yan etkisi de sınırlanır. Bu da faiz politikasının enflasyonla mücadelede daha etkin kullanılmasına alan açar.
Bir diğer önemli faktör de verimliliktir. Halka arzlardan gelen kaynak, banka kredisine göre daha sabırlı fon niteliği taşır. Doğru kullanıldığında kapasite artışına, teknoloji yatırımına ve toplam faktör verimliliğine döner. Orta vadede ülkenin arz kapasitesini güçlendirir ve fiyatlama dinamiklerinde yapısal iyileşme sağlar.
Maliye kökenli Sütcü’nün SPK’ya atanmasını, Sayın Mehmet Şimşek’in ekonomi programı çizgisiyle uyumlu bir hamle olarak değerlendiriyorum. Dolayısıyla bu atamanın, enflasyonla mücadeleyi destekleyen tamamlayıcı bir politika kanalına dönüştürülmesini de önemsiyorum. Kaliteli halka arzlar; tasarrufu tüketime değil yatırıma, şirketleri borca değil özkaynağa, enflasyonla mücadeleyi ise sadece faize değil sağlıklı bir finansman mimarisine bağlar. Bu doğrultuda halka arz çerçevesinin, aktif büyüklüğü gibi mekanik eşiklerle finansmana erişimi sınırlayan değil, finansal kalitesi yüksek şirketleri teşvik eden kriterlerle yeniden kurgulanması gerekiyor. Halka arzın enflasyonla mücadeleye katkısını, sermaye piyasalarının kapısını daraltarak değil, doğru şirketleri bu tarafa yönlendirerek güçlendirebiliriz.



